February 14, 2008

Kurutulmuş Patlıcan ve İç Patlıcan Kavurması

Patlican_kurutma

Geçen yaz Osmancık'ta anneannemi patlıcan kuruturken resimlemiştim. Sofralarımızda beğenerek yediğimiz Kuru Patlıcan Dolması'nın ana malzemesi... Öncelikle patlıcanların kurutulması için en iyi zaman Temmuz - Ağustos ayları; ve en uygun mekan Osmancık gibi nemsiz - kavurucu bir sıcağı olan bir yer... İstanbul'da nem olduğu için pek başarılı bir sonuç alınamayabilir. Patlıcanlar alacalı soyulur, boyutuna göre 2 veya 3 parçaya ayrılır ve içleri oyulur. Oyulan patlıcanlar çuvaldızla yorgan ipine dizilir, güneş gören bir yere asılır.

Öyle 1 - 2 kg patlıcanla olmaz... El değdi mi bir kere, 1 - 2 çuval halledilir. Onca patlıcanın içinden çıkanları değerlendirmeyi ihmal etmezler. Eğer denerseniz kurutacağınız patlıcanların içini, olmazsa dolma yapacağınız patlıcanların içini değerlendirebileceğiniz bir tarif:

İç Patlıcan Kavurması

Ic_patlican_kavurmasi

Malzemeler

  • Patlıcan içi
  • Kuru soğan
  • Domates
  • Sivri biber
  • Sarımsak
  • Tuz

Yapılışı

  1. Oyduğunuz patlıcanların içlerini bir kaba alın.
    Ic_patlican_kavurmasi2
  2. Patlıcan içlerini uzunlamasına dilimleyin. Bol tuzla ovarak mümkün olduğunca çekirdeklerini  ayırmaya çalışın.
    Ic_patlican_kavurmasi3
  3. 3 - 5 kere suyunu değiştirerek yıkayın. Böylece ovarken çıkardığınız çekirdekler temizlenir, koyu renk suyu akar ve acısı çıkar. Patlıcanları avucunuzla güzelce sıkın ve bütün suyunu akıtın. Bu nokta çok önemli, ne kadar suyu akıtılmış ve kuru olursa o kadar iyi.
  4. Bir tencerede yemeklik doğranmış soğanı ve sarımsağı kavurun. Soğanlar ölünce doğranmış sivri biberleri ekleyin. Onlar da kavrulunca küp küp doğranmış domatesleri ekleyin.
  5. Harç güzelce kavrulduktan sonra ovulmuş, yıkanmış ve sıkılmış patlıcanları ekleyin. Kısık ateşte güzelce kavurun.

Afiyet olsun...

August 04, 2007

Osmancık Günlüğü

Yine uzun bir aradan sonra yazıyorum Yemek Cini'ne. Ama bu sefer yoğunluktan ve vakitsizlikten daha geçerli sebeplerim de var. Tatil, Osmancık, su baskını, inşaat, ustalar, temizlik ve üstüne önceki bahanelerim olan yoğunluk ve vakitsizlik vb... derken bilgisayar başına oturmak pek mümkün olmadı. Osmancık gezimizden bazı not, resim ve tariflerle gönlünüzü almayı başarırım inşallah...

Dsc04890
İlk tarif annemin yolluk olarak hazırladığı ve daha önceden tarifini verdiğim klasik poğaça - açma hamurumuzla yapılmış olan poğaçalar. Fırından çıkalı henüz 2-3 saat olan bu sıcak ve taze poğaçaları yemek, yolculuğumuzun en güzel kısmıydı açıkçası...

Malzemeler

  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 1,5 çay kaşığı tuz
  • 1 küçük paket yaşmaya
  • Aldığı kadar un

Yapılışı

  1. Ilıttığınız sütten 1/2 su bardağı ayırın ve geri kalan sütü, zeytinyağını ve şekeri, hamuru yoğuracağınız kaba koyun. Elinizle karıştırarak şekeri biraz eritin. Üzerine bir miktar un ekleyin.
  2. 1/2 su bardağı ılık sütte mayayı eritin. Kaptak, unun üzerine dökün ve yoğurmaya başlayın. Aldığı kadar un ekleyerek kulak memesi kıvamına getirin.
  3. Hamur kabının ağzını temiz bir mutfak beziyle kapatıp oda sıcaklığında, hamur kabarıp 2 katına çıkana kadar dinlenmeye bırakın.
  4. Hamur kabarınca elinizle parçalar alarak şekillendirin. Yağlanmış fırın tepsisine dizip pişirin.

Dsc04897
Akşam Osmancık'a vardığımızda anneannemin güzel yemekleri bizleri bekliyordu. Çorba olarak da bizim evde son zamanlarda unutulmuş olan ve dolayısıyla çok özlediğimiz bir çorba vardı: Yoğurtlu Makarna Çorbası. Annelerin ve anneannelerin yemekleri bir başka oluyor...

Yoğurtlu Makarna Çorbası

Malzemeler

  • Yarım paket makarna (Boncuk, yüksük ya da fiyonk makarna olabilir)
  • Sarımsak
  • Yoğurt
  • Tuz
  • Tereyağı
  • Nane

Yapılışı

  1. Öncelikle makarnaları zeytinyağlı suda haşlayın. Yoğurtlu çorba olacağı için yoğurdun kesmemesi için tuzu sonradan ilave edeceğiz. Makarnalar piştikten sonra suyu çok fazla ise süzün. Çünkü biraz sulu olması gerekiyor.
  2. Ayrı bir kasede sarımsaklı yoğurt hazırlayın. Makarnaların suyundan içine biraz ilave ederek ılıştırın. Karışımı makarnaların üzerine karıştırarak ekleyin. Tuzunu da bu aşamada ilave edebilirsiniz. Eğer su miktarı az olursa kaynamış su ekleyebilirsiniz.
  3. Tavada tereyağını eritin, içine kuru nane ekleyerek kızartın. Çorbanın üzerine ilave edin.

Dsc04946
Ertesi gün davetlisi olduğumuz Ayşe yengem de bizler için birbirinden güzel yemekler hazırlamıştı. İşte bunlardan bazıları:

Dsc04939
Vazgeçilmez hamur işlerimizden Haşhaşlı - Cevizli Çörekler.

Dsc04960
Tarifini daha önceden verdiğim Yaprak İçi yemeği. İçinde bir çok çeşit bakliyat bulunuyor. Sıcak ve acılı yendiği için kış günleri için daha ideal bir yemek olsa da yazın da oldukça beğenilerek yeniyor. Resimdeki Yaprak İçi'nde, aşağıdaki tarife ilave olarak 1 su vardağı kadar kuru bakla var.

Malzemeler

  • 1 su bardağı nohut
  • 1 su bardağı kuru börülce
  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1,5 su bardağı pilavlık bulgur
  • 1 demet maydanoz
  • 1 demet taze nane
  • 1/2 demet dereotu
  • Asma yaprağı
  • Kırmızı acı boynuz biber

Tiritli Su İçin

  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 2 adet soğan
  • 2 yemek kaşığı salça
  • Karabiber, pulbiber
  • Tuz

Yapılışı

  1. Nohutla kuru börülceyi akşamdan ıslatın.
  2. Tencereye önce nohutu alın ve haşlayın. Pişmesine yakın kuru börülceyi ilave edin. Onun da pişmesine yakın yeşil mercimeği ekleyin. Mercimekler de hafif pişince bulguru ekleyin ve güzelce kaynatın.                                                         
  3. Başka bir tencerede sıvı yağda soğanları kavurun. İçine salçayı, baharatları ve tuzu ekleyip kavurun.                               
  4. Soğanlı - salçalı karışıma 1 - 2 bardak su ekleyerek sulandırın ve kaynatın. O kaynayana kadar yeşillikleri ince ince kıyın.               
  5. Tiritli su kaynadıktan sonra altını kapatın ve kıyılan yeşillikleri içine katın, karıştırın.
  6. Daha sonra tiritli suyu, haşlanan bakliyatların üzerine karıştıra karıştıra ekleyin.
  7. Yemeği bir - iki taşım kaynatın, altını kapatın. 15 - 20 dk. demlendirin. Sonra yanında asma yaprağıyla servis edin.

Dsc04927
Evin kedisi Mercan...

Dsc04965
Annemin yaptığı Çıtır Milföylü - Karamelli Tatlı. Sütlü muhallebinin üstüne döktüğünüz karamel sosunun üzerine, fırında kızartıp blendırdan geçirdiğiniz çıtır milföyleri döküp afiyetle yiyorsunuz... Tarif yakında...

Dsc04974
Osmancık'a gidilir de akraba ziyareti yapılmaz mı? Annemin kuzeni Şerif amcanın kekliği Ferhat. Keyfine pek düşkün... Çekirdek çıtlıyor, çay içiyor. O da şekerli olursa tabi. Bu garip bakışın ardından fotoğraf makinemin objektifini gagalayıp elimden düşürüyor. Bu şekilde öğrenmek istemezdim ama gerçekten çok güçlü bir çenesi var...

Dsc05054
Şerif amcanın eşi Maide teyzenin hazırlamış olduğu taze fasulye, biber dolması, mantar kavurması, yufka ekmek ve ev yapımı turşu gibi bir sürü yöresel ikramla dolu sofradan kalkıp, evin arka tarafındaki bahçeye çıkıyoruz. Bahçenin hayvanat bahçesinden bir farkı yok. Tavuklar, civcivler, permalı - paçalı güvercinler, iran tavukları, van kedileri ve tavşanlar... Küçükken bir tavşanım, bir de fok balığımın olmasını çok istemiştim. Annemin yeşil çamaşır leğenini suyla dolduracak, fok balığımı onun içinde besleyecektim. Tabi ki bir fok balığım olmadı, ama tavşan daha mâkul bir istek değil miydi?:)

Dsc04998
Bu da Hasret kedi...

Dsc05135
Ertesi gün halamların evinin karşısındaki İmaret Camii'ni gezdik. Yıllardır Osmancık'a gidiyoruz ama içine girmek nasip olmamıştı. Ben ziyaret edene kadar onarım yapılmış, içinde tarihten eser kalmamış. Sağ üstteki son cemmat yeri yeni yapılmış. Sağ altta gördüğünüz kapı da orjinal. Cami, II. Murad'ın veziri Koca Mehmet tarafından yaptırılmış. Cami, medrese, aş evi ve kütüphaneden oluşan külliyenin, günümüzde sadece cami kısmı kalmış.

Dsc05156
Aynı gün annemin diğer bir kuzeni Afife teyzenin bahçesine dalından dut yemeye gittik. Ağaca çıkılıp aşağıda tutulan sofra bezlerinin üzerine dutlar silkelendi, sonra afiyetle yendi...

Dsc05185
Çaya gittiğimiz sevgili Sevil ablanın ağızda dağılan mükemmel tahinli kurabiyeleri... Kurabiye çeşitlerine pek düşkünlüğüm olmamasına rağmen bu kurabiyelere bayıldım...

Tahinli Kurabiye

Malzemeler

  • 2 su bardağı tahin
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 su bardağı ceviz
  • 1 çay bardağı sıvı yağ (tahin yeterince yağlı olduğu için konmayabilir)
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un

Yapılışı

  1. Bütün malzemeler karıştırılarak özlü bir hamur elde edilene kadar yoğrulur. Hamurun kulak memesi kıvamından biraz daha yumuşak olması lazım.
  2. Şekillendirerek tepsiye dizdiğiniz kurabiyeleri yaklaşık 180 - 200 derecede kızarana kadar pişirin.

Dsc05194
Başka bir gün anneannem ve dedemle tarladan topladığımız tazecik patlıcanlar, dalından kopmamış karpuz... Sağ altta gördüğünüz ise olmamış kavun. Osmancık'ta düğlek, bazı yörelerde ise kelek deniyor. Isırırken çatlayacak kadar taze...

Dsc05225
Akşam anneannemin yaptığı Domatesli Pirinç Çorbası.

Domatesli Pirinç Çorbası

Malzemeler

  • 1/2 su bardağı kırık pirinç (normal pirinç de olabilir)
  • 2-3 adet sivri biber
  • 1 adet büyük boy domates
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Tuz
  • Kuru nane

Yapılışı

  1. Bir tencerede zeytinyağında ince ince kıyılmış olan sivri biberleri kavurun. İyice kavrulan biberlerin üzerine rendelenmiş veya blendırdan geçirilmiş domatesleri, salçayı ve kuru naneyi ekleyip kavurun.
  2. Bütün hepsi kavrulunca üzerine 2-3 su bardağı kadar kaynar su ekleyin. Üzerine de ayıklanıp yıkanmış olan pirinci ekleyin. Üzerine tuzu da ekleyip pirinçler yumuşayana kadar pişirin. İsteğinize göre üzerine su ilavesi de yapabilirsiniz.

Dsc05312
Osmancık gezimizi Kuzu Dolması ile noktalıyoruz... Kuzu Dolması demek; anneanne, dede, teyzeler, dayılar, enişteler, yengeler, kuzenler, gelinler, damatlar ve torunlar hep bir araya gelmek demek.

Dsc05313
Kuzu Dolması sıcak sıcak ilk geldiğinde taze ekmekle yağına banılır ve bu lezzeti unutmanın mümkünâtı olmaz... Taze ekmek de Osmancık ekmeği olmalı ki tadına doyum olmaz...  Öyle İstanbul ekmekleri gibi içi boş olanlardan değil yani. Ekmek için size tavsiyem Fırıncı Ömer abinin ekmekleri...:)

Dsc05340

Kuzunun kuyruk yağı doğranıp teflon tencerede yağı çıkarılıyor. İyice küçülüp kızaran yağlar "kakırdak"lara dönüşüyor. Tencereden alınıyor. Kakırdaklar dilenirse çerez gibi tuzlanıp yeniyor, ya da Tarhana Çorbası'yla servis ediliyor. Fazla yendiği zaman tabi ki biraz ağır gelebiliyor. Ama çok lezzetli olduğunu hatırlatmakta fayda var. Tenceredeki yağın fazla kısmı alınıyor ve küp küp doğranmış karaciğer eklenerek kavruluyor. Ciğerler bir tabağa alınıyor. Pilavı karartmaması için tencerenin içindeki karaciğerli yağ temizleniyor. Dolmalık fıstık kavruluyor, Osmancık pirinci de eklenip güzelce bir pilav yapılıyor. Ocaktan alınmasına yakın kuş üzümü, kavrulan ciğerler ve maydanoz ekleniyor.
Dsc05273

Hazırlanan pilav kuzunun içine dolduruluyor ve taş fırında saatlerce pişiriliyor...

Dsc05328
Bize de kuzenimin dinlenme tesisinde (yolunuz düşerse Derindere Dinlenme Tesisleri, İstanbul - Samsun yolunda) bize tahsis edilen katta Kuzu Dolması'nı afiyetle yemek düşüyor...

Dsc05367
Tesisin tavuk dönerlerle - kuzularla beslenen şanslı kedisi...

Dsc05373
Bu da eve geldiğimizde bizi karşılayan muhteşem (!) manzara... Biz Osmancık'tayken evimizi su bastığı haberi geldi. Sağolsunlar komşularımız etrafı temizlemişler, halıları kaldırmışlar. Parkelerin 35-40 cm. kabardığı yerler olmuş... Gördüğünüz gibi koltuklar havada, sehpalar yamuk... Evde 4 ayak üstünde hiçbirşey kalmamış. Son 1 haftadır inşaatla ve temizlikle uğraşıyoruz. Annemle "Ya yangın çıksaydı? Su basması daha iyi", "Ya pis su olsaydı? Şükür ki temiz su", "Ya kış günü olsaydı? İyi ki yaz günü" diyerek teselli olmaya çalışıyoruz. Allah beterinden saklasın diyelim...

Dsc05388
Oturacak bir oturma odamız, yemek yiyecek düzgün bir mutfağımız olmayan bu kısa dönemde, bahçede yemek yediğimiz akşamlardan birinde Fâtımâ'nın yaptığı nefis Ananaslı Kek. Tarifi alır almaz yayınlayacağım...

June 14, 2007

Süzme Yoğurt (Torba Yoğurdu, Katık vs...)

Suzme_yogurt2

Teyzem'in Osmancık'tan bir otobüs firması ile gönderdiği koyun yoğurdu ekşiyince, 1 kova yoğurdu süzme yoğurt yapmak farz oldu... Özellikle vakfı kebir ekmeğiyle, üzerinde de biraz nane ve pulbiberle pek bir güzel oldu doğrusu...

Tek yapmanız gereken yoğurdu temiz bir bez torbaya koymak. Osmancık'ta altta da gördüğünüz gibi bu işlem için özel "yoğurt torbaları" var. Torbanın ağzını sıkıca bağlayın ve torbayı bir yere asın. Balkonda çamaşır asmak için olan demirler bu işlem için oldukça ideal. Tabi ki torbayı asacağımız zamanı güneşe göre ayarlamayı ve torbanın altından damlayan su için bir kap koymayı unutmayın.

Suzme_yogurt3

Torbanın altından su damlamayana kadar bu şekilde bekletin. Torbanın ağzını çözüp yoğurdu bir kaba alın.

Suzme_yogurt

Birkaç not:

  • Süzme yoğurt; koyun yoğurdunun yanı sıra normal yoğurtla da yapılabilir...
  • Bizim yoğurdumuz biraz ekşi olduğu için, yoğurdu torbaya koyduktan sonra annem üzerine bir miktar su ekledi, ekşisi suyla akıp gitsin diye...
  • Süzme yoğurdu yukarıdaki gibi ekmeğin üzerine sürerek yiyebilrsiniz, bir kaseye koyup üzerine zeytinyağı, nane ve pulbiber gezdirerek kahvaltı sofranıza değişik ve leziz bir çeşit katabilirsiniz, ya da yayla çorbalarınıza yoğurt yerine kullanabilirsiniz...

Uzun aralar vermeden yazamaz oldum artık... Yine yoğunluktan başka geçerli bir sebebim yok aslında... Yeniden buraya yazmak ve güzel yorumlarınızı okuyup beni hala takip ettiğinizi bilmek çok güzel bir duygu...

(Yorumlara kısa bir süre içerisinde cevap yazacağım)

;)

March 04, 2007

Tahinli Patlıcan Salatası

Tahinli_patlican

Her ne kadar yaklaşık 1 aydır tatilde gibi görünsem de değilim aslında... Gittim, 1 hafta günümü gün ettim, geldim evimize... Evet, son zamanlarda olduğu gibi yine ihmal ettim buraları, bazen unuttum, bazen üşendim, bazen de vaktim olmadı.

Güzel bir salata ile kendimi affettirmeye çalışayım...:)

Malzemeler (Orta boy bir salata tabağı için)

  • 2 adet büyük boy patlıcan
  • 2 - 3 yemek kaşığı tahin
  • 3 - 4 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 - 3 diş sarımsak

Üzeri İçin

  • Zeytinyağı
  • Kimyon
  • Domates
  • Maydanoz

Yapılışı

  1. Öncelikle patlıcanları közleyin. Biz genelde ocağın üzerine koyup közlüyoruz. Biraz sağlıksız olduğunu söylüyorlar ama közlenmiş patlıcan tadını ancak bu şekilde güzel alabiliyorum ve en çok bu şekilde seviyorum. Biraz ocak batıyor tabi o ayrı konu. Fırın tepsisinde közleyenleri duydum, bir de alüminyum folyoya sarıp közleyenleri duydum. Alüminyum folyoyla yapıldığı zaman etraf pek kirlenmiyormuş ama tadı hakkında bir duyum almadım. Bir de ısıdan dolayı alüminyum folyodaki bazı kimyasal maddelerin gıdalara geçtiği için bunu da iyi bir yöntem olmadığını duydum. Deneyeniniz oldu mu bilmiyorum ama birgün denemeyi düşünüyorum, merak ediyorum doğrusu.
  2. Közlenen patlıcanların kabuklarını soyun. Soğuması için su dolu derin bir kaseye alıp sonra soyabilirsiniz ama bu şekilde yapınca patlıcanlar kararıyor biraz. Dilerseniz patlıcanı dikey olarak bıçakla yarıp içini kaşıkla başka bir tabağa alabilirsiniz. Patlıcanın iç kısmını derin bir kaseye alın.
  3. Patlıcanların üzerine yoğurdu, tahini ve dövülmüş sarımsağı ekleyip karıştırın. Benim verdiğim ölçüler yaklaşık ölçüler. Kıvamına bakarak yoğurt miktarını, tadına ve damak tadınıza göre de tahin miktarını değiştirebilirsiniz.
  4. Patlıcan salatamız neredeyse hazır. Karışımı servis tabağına alın, kaşığın ucuyla üstünde oyuk oyuk şekiller yapın. Üzerine zeytinyağı dökeceğiz ya, şık dursun:) Üzerine zeytinyağını da gezdirdikten sonra kimyon serpin. Bu salataya kimyon çok yakışıyor. En son ince kıyılmış maydanoz ve çok minik doğranmış domatesle süsleyin. Bu salatayı, çok kıymetli Suriyeli bir komşumuzdan öğrendik. İftara gittiğimiz zaman İçli Köfte'yle birlikte yapıyorlar genellikle. İki lezzet birbirine bu kadar mı yakışır...

Afiyet olsun...

February 03, 2007

Yoğurtlu Kabak Yemeği

Yogurtlu_kabak_yemegi

Bir sebze sever olarak en sevdiğim yemeklerden biridir kendileri...

Allah kısmet ederse yarın (tabi çoğunluğunuzun okuyacağı vakti hesap edersek bugün) 1 haftalık bir tatile çıkıyoruz. Tatil öncesi bir tarif eklemek iyi olur. Bu aralar biraz aksattım buraları zaten. Döndüğümde inşallah bütün yorumlara cevap yazacağım, sevgili Naile beni sobelemiş, mimlenmişim, ona cevap yazacağım. Bir de inşallah sinirleri alınmış, sakin, deşarj olmuş, X firması gönderdiğim tutanağı 6. kere kaybetmiş olsa da sinirlenmeyecek, normal bir bayan olarak döneceğim... Dönerim değil mi?:)

Malzemeler

  • 4 adet kabak
  • 1 adet soğan
  • 1 adet domates
  • 1/2 yemek kaşığı salça
  • 1/2 çay bardağı iri bulgur (pirinç de olabilir)
  • Tuz
  • Taze nane, maydanoz, dereotu
  • Zeytinyağı
  • Üzeri için sarımsaklı yoğurt

Yapılışı

  1. Kabakları yıkayın, dışını kazıyın. Küp küp doğrayın.
  2. Tencerede bir miktar zeytinyağında yemeklik doğranmış soğanı pembeleşinceye kadar kavurun. Soğanlar pembeleştikten sonra küp küp doğranmış domatesi ve salçayı ekleyin ve kavurun.
  3. Daha sonra küp küp doğradığınız kabakları da ekleyip bir miktar kavurun ve üzerine ayıkladığınız bulguru ekleyin. Pirinç de olabilir ancak bulgur çok daha lezzetli oluyor. Kabakların üzerine tuzu ve üstünü 1 - 2 parmak geçecek kadar kaynar su ekleyin.
  4. Su fokurdamaya başlayınca altını azaltın, kabaklar pişene kadar kaynatın.
  5. Altını kapatmadan biraz önce doğranmış maydanozu, dereotunu ve taze naneyi ekleyin, 1 taşım kaynatıp kapatın. Benim maydanozla pek aram olmadığı için bizim yaptığımızda maydanoz miktarı oldukça az, ancak dereotu çok yakışıyor. Taze nane de evde her zaman olmadığı için pek koyamıyoruz.

Yemeği servis tabağına aldıktan sonra, üzerine sarımsaklı yoğurt döküp servis edin.

December 29, 2006

Buruşuk Baklava

Burusuk_baklava

Son haftalarda Yemek Cini'ni aksattım biraz. Aslında hem bazı sebepler var, hem de sebepler yok... Uzun zamandan beri tarif eklemek değişik duygular hissettirdi bana şimdi.

Bayram öncesi, güzel bir tatlı tarifiyle telafi edelim... Dedem rahatsızlığından dolayı bizde kaldığı Ramazan döneminde, Ramazan Bayramı'nda anneannem yapmıştı. Malesef evde olmadığım için görme fırsatım olmadı ancak annem siteye koyarım düşüncesiyle resimlerini adım adım çekmiş. Bana da zahmetsiz bir şekilde doya doya yemek nasip oldu...

Malzemeler

  • 2 adet yumurta
  • 1 kg. un
  • 1/2 kg. buğday nişastası
  • 1 fiske tuz
  • 2 yemek kaşığı sirke
  • 1/4 limonun suyu
  • 350 - 400 gr. tereyağı
  • 1 kg. ceviz
  • Aldığı kadar su (Süt baklavanın yumuşamasına sebep olduğu için su kullanılır)

Şerbeti İçin (Tepsinin büyüklüğüne göre miktar değişebilir, ancak aşağıdaki ölçüler idealdir)

  • 2 lt. su
  • 2 kg. su
  • 1 çay kaşığı limon tuzu

Yapılışı

  1. Bir kaba 1 kg. unu koyun, ortasını açın. Tuzu, yumurtaları, sirkeyi,limon suyunu ve suyu ekleyip yoğurun. Buğday nişastasını eklemeyin, onu yufkaları büyütürken kullanacağız. Hamurun kıvamının kulak memesi kıvamında olması gerekiyor.
  2. Yoğurduğunuz hamurun üzerine nemli bir bez örterek yarım saat kadar dinlendirin. Hamur dinlendiği zaman yufkaları açmak daha kolay olacaktır.
  3. Hamurdan yumurta büyüklüğünde bezeler koparın. Bizden aşağı - yukarı 20 adet kadar çıktı. Bu bezeleri 15 cm. çapında yufkalar olana kadar, unla açın. Sonra unu silkeleyin. Bu aşamadan sonra yufkaları buğday nişastasıyla büyütün. Buğday nişastası hamurun biraz daha yumuşak olmasını sağlıyor. Yufkaları incecik hale gelene kadar açın. Ne kadar ince ise o kadar makbuldür. Yani belli bir büyüklüğe kadar değil, belli bir inceliğe göre açmanız gerek.
    Burusuk_baklava2_2
  4. Bütün yufkaları açın, açtığınız yufkaları oklavaya sarın, kenarlardan tutarak ortaya çekerek büzün.
    Burusuk_baklava3
    Buruşan yufkaları temiz bir sofra bezinin üzerine açarak serin. Yalnız oluşan pilelerin kaybolmamasına dikkat edin.
    Burusuk_baklava4
  5. Yufkaları bir müddet kurumaya bırakın. Çok da kıtır kıtır kurumayacaklar tabi ki, hamur halinde olmayacak sadece:) İlk serdiğiniz yufkadan başlayarak yufkaların yuvarlak olan uç kenarlarını kesin ve yufkanın içine serin. Buradaki amaç yufka rulo yapıldığı zaman her dilimin eşit kalınlıkta olmasını sağlamak.
    Burusuk_baklava5
  6. Yufkanın içine bol ceviz koyun.
    Burusuk_baklava6_1
    Kol böreği sarar gibi rulo yaparak sarın.
    Burusuk_baklava7_1
    5 - 6 cm. uzunluğunda dilimler meydana gelecek şekilde dilimleyin.
    Burusuk_baklava8_2
    Tepsiye dizin. Dikdörtgen ya da kare tepsiye veya borcama dizebilirsiniz. Ancak genelde yuvarlak tepsiye tepsinin dış tarafından başlayarak iç içe geçmiş halkalar halinde diziliyor. Bu da servis edilene kadar hoş bir görüntü oluşturuyor.
    Burusuk_baklava9_1
  7. Bir tavada tereyağını eritin, hafiften kızartın. Tereyağını sıcakken baklavaların üzerine gezdirin. En fazla 150 derecede ağır ağır pişirin. Çok fazla kızarmaması gerekiyor. Ne kadar beyaz pişerse o kadar iyidir. Pişen baklavayı fırından alın. Soğumaya bırakın.
    Burusuk_baklava10
  8. Şerbeti hazırlamaya başlayabiliriz. Şekerle suyu şerbet kıvamına gelene kadar kaynatın. Şerbeti ocaktan almadan önce içine limon tuzunu ilave edin. Limon tuzu baklavanın şekerlenmesini engelliyor.
  9. Şerbeti ocaktan aldıktan 5 - 10 dk. sonra baklavanın üzerine dökün. Baklava soğuk, şerbet sıcak olmalı.

Birkaç not:

  • Tepsiye dizdiğiniz baklavaları pişirmeden, serin bir yerde 1 - 2 gün, pişirdikten sonra şerbetlemezseniz de 1 - 2 hafta kadar saklayabilirsiniz.
  • Biz 13 yufkadan 1 tepi baklava çıkardık, kalanını da borcama dizerek ayrı pişirdik.
  • İş başa düşünce ne yaparım bilmiyorum ama şahsen baklava yapmayı göze alabileceğimi hiç sanmıyorum. Ama yine de denenebilir. Kendi baklavamı kendim yapmak ve sevdiklerime ikram etmek beni mutlu edersi herhalde:)
  • Son olarak; hem biraz karışık olduğu için hem de yapımı gözlerimin önünde gerçekleşmediği için unuttuğum bazı noktalar olabilir belki. Takıldığınız bir nokta olursa hemen cevap vermeye çalışacağım.

Hepinizin mübarek Kurban Bayramı'nı kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim...

December 19, 2006

Kapuska

Kapuska

Malzemeler

  • 1/2 kg. lahana (iç yapraklardan daha lezzetli olur)
  • 1 adet soğan
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • 1/3 çay bardağı bulgur
  • Sıvı yağ
  • Tuz, karabiber, pul biber

Yapılışı

  1. Yemeklik doğradığınız soğanı sıvı yağda pembeleştirin. Daha sonra salçayı da ekleyin ve güzelce kavurun.
  2. İnce ince doğradığınız lahanayı da ekleyip bir müddet kavurun. Üzerini 2 parmakgeçecek kadar sıcak su ekleyin. İçine ayıkladığınız bulguru ekleyin.
  3. Tuzu ve baharatları da ekleyin. Bulgurlar pişip lahanalar yumuşadığında, yemeğiniz hazır demektir...:)

December 03, 2006

Hamsili Pilav

Hamsili_pilav

Bu tarifi en güzel anlatacak cümle budur herhalde... "Anlatılmaz, yaşanır..." :)

Tarifte normalde 1 kg. hamsi kullanılıyor ama Bedia Abla tarifi 2 katına çıkararak 2 kg. hamsiden yapmış.

Malzemeler

  • 2 kg. hamsi (temizlenmiş, kılçıkları ayıklanmış, kafası ve kuyruğu koparılmış)
  • 2 su bardağı pirinç
  • 3 - 4 adet soğan
  • 3 - 4 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 1,5 su bardağı kaynar su
  • 1 yemek kaşığı dolmalık üzüm (tepeleme)
  • 2 yemek kaşığı dolmalık fıstık (tepeleme)
  • Yarım demet maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1,5 tatlı kaşığı yenibahar
  • 2 tatlı kaşığı nane
  • 2 - 2,5 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı şeker

Yapılışı

  1. Pirinci ayıklayıp 15 - 20 dk. önceden sıcak suyla ıslayın.
  2. Öncelikle iç pilavı hazırlayın. Yemeklik doğranmış ya da blendırdan geçirilmiş soğanları ve dolmalık fıstığı sıvıyağda kavurun. Pirinci ekleyin ve pirinçler saydamlaşana kadar kavurun.
  3. Pirinçler saydamlaşınca tuzu ve kaynar suyu ekleyin, altını kısıp suyunu çekene kadar pişirin.
  4. Pilav suyunu çekip demlenince dolmalık üzümü, ince kıyılmış maydanozu ve diğer baharatları ekleyin, karıştırın.
  5. Ayıklanıp temizlenmiş hamsileri, dış tarafı alta gelecek şekilde yağlanmış bir borcama ya da teflon tepsiye dizin. (Bedia Abla taze hamsinin kılçıklarının ayıklanmasının zor olduğunu, 1 ya da 2 gün sonra ayıklamanın daha kolay olduğunu söyledi). Yan taraflarına dizmeyi de unutmayın. Biz gittiğimizde Hamsili Pilav'ı sadece fırına vermesi kaldığı için görüntüleme imkanım olamadı ancak sevgili Zuhal Yalçın sitesine ayrıntılı olarak anlatmış, ziyaret etmekte fayda var:) Hazırladığınız iç pilavı dizdiğiniz hamsilerin üzerine dökün, kenardaki hamsileri pilavın üzerine kıvırın pilavın üstüne kalan hamsileri dizmeye devam edin.
    Hamsili_pilav2_2
  6. Hamsili Pilav fırına vermek için hazır! 250 derecede yaklaşık 30 - 35 dk. üzeri kızarana kadar pişirin. Hamsiler aralıksız dizilmesine rağmen pişince küçüldüğü için fırından çıkınca üstünde bir miktar boşluk kalıyor. Ama hiç birşey bu pilavın mükemmel olmasını engelleyemiyor...
    Hamsili_pilav3

Balkabaklı Börek

Balkabakli_borek

Aynı gün yediğimiz Milföylü Laz Böreği ve Balkabaklı Börek'ten sonra, börek deyince aklımıza sadece bildiğimiz tuzlu böreklerden başka şeyler de gelmesi gerektiğine karar verdik Ayşe Teyze'yle...

Bu böreği yıllar önce başka birinde ilk yediğimde bol baharat yüzünden rengi turuncuya dönmüş, patatesli bir harçla yapıldığını düşünmüştüm. Benim gibi bol baharatı ve patatesli böreği çok seven biri için bu börek biçilmiş kaftandı (!)... Tâ ki ilk lokmayı ağzıma atana dek... Sen baharatlı - patatesli böreği hayal ederek büyük bir lokma al, börek balkabaklı çıksın...:) O börek bunun kadar güzel de olmadığı için çok önyargılı yedim aslında ama çok güzel birşey. Tabi ki tuzlu bir börek bekleyerek yemeyin, tatlı niyetine yiyin.

Malzemeler

  • 3 adet yufka

İç Malzemesi İçin

  • 1 kg. balkabağı
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı ceviz
  • Tarçın

Yapılışı

  1. Bir kaba soyulup yıkanmış balkabağını rendeleyin. İçine cevizi ve şekeri ekleyin. Bedia Abla karışımın rengini kararttığı için tarçını içine eklemiyormuş. Yufkanın kenarına harcı koymadan önce serpiyormuş tarçını, az sonra zaten daha detaylı anlatacağım:)
  2. Yufkaları ortadan ikiye, 2 yarım daire oluşacak şekilde kesin. Yufkanın geniş kenarına bir miktar tarçın serpin, üzerine balkabaklı içten yayın. Yufkayı rulo halinde sarın.
  3. Oluşan ruloları (3 x 2 = 6 adet rulo) fırın tepsisine düz olarak, kıvırmadan dizin. Üzerine fırça yardımıyla sıvıyağ sürün ve 250 derecede üzeri kızarana kadar pişirin.

Milföylü Laz Böreği

Milfoylu_laz_boregi

2 - 3 sene önce Zeyneb'den duymuştum Laz Böreği'nin bildiğimiz tuzlu bir börek değil de muhallebili bir tatlı olduğunu. Milföylü versiyonu da olsa tadına bakmak nasip oldu. En çok da muhallebisinde karabiber olması şaşırttı beni. Tarçının yanında çok ama çok hafif hissediliyordu ve çok güzel olmuştu.

Malzemeler

  • 10 adet milföy hamuru
  • Üzerine sürmek için 1 adet yumurtanın sarısı

Muhallebisi İçin

  • 1,5 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı şeker
  • 2 adet yumurta
  • 1 yemek kaşığı pirinç unu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • Karabiber (Çay kaşığının ucuyla, az miktarda)
  • 2 yemek kaşığı ince çekilmiş ceviz

Şerbeti İçin

  • 2 su bardağı su
  • 2,5 su bardağı toz şeker

Yapılışı

  1. Öncelikle şerbeti hazırlayın. Suyu ve şekeri bir tencerede kaynatın, şerbeti soğumaya bırakın.
  2. Bir tencerede sütü, şekeri, yumurtayı ve pirinç ununu çırpın. Muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.
  3. Pişen muhallebinin içine tarçını, karabiberi ve cevizi ekleyin.
  4. Milföy hamurlarını dört kare oluşacak şekilde dörde bölün. Oluşan küçük karelerin içine muhallebi koyup katlayın. Muhallebili küçük üçgenleri fırın tepsisine dizin. Üzerine yumurta sarısı sürün ve 200 derecede pişirin.
  5. Fırından çıkan böreklerin üzerine soğuk şerbeti dökün. Soğuyunca servis edin.
Yeni Site İçin Tıklayınız

Baharatlar_2

Vitaminler_2

Bayat_ekmekler

Balik_takvimi

Meyve_sebze

Firin_isilari_4

Kalorimetre_1

Pratik_bilgiler

Mutfak_olculeri_2

Mutfak_sozlugu_5