May 04, 2008

Yasemin'in Bisküvili İrmik Tatlısı

Ysmn1_2Kuzenim Yasemin, misafirlerine hazırladığı sofrayı ve bisküvili irmik tatlısını fotoğraflayıp göndermiş. Tarif beni çok eskilere götürdü. Eskiden misafirlerimize annemin hazırladığı ya da biz misafirliğe gittiğimizde ikram edilen tarifler geldi aklıma. Annem sıklıkla tarçınlı irmik tatlısı, havuçlu - bezelyeli patates salatası bir de gıda boyası kullanarak içi krema dolu kırmızı kırmızı elmalı bir tatlı yapardı. Başka değişik tarifler zaten çok azdı. Şimdilerde revaninin içine haşhaş koyuyoruz, ıspanaklı pastalar yapıyoruz, kremasına peynir kattığımız pastalar deniyoruz... Annem kendi çocukluğunda en büyük lüksün kremalı bisküvi ve bizim belki de bu kadar bolluk ve çeşidin içinde yüzüne bile bakmayacağımız vanilyalı gofret olduğunu söylediği zaman her yeni neslin daha lüks ve bolluk içinde yaşadığını düşünmüştüm. Öyle ya, 15 sene önce tarçınlı irmik tatlısını bayılarak yediğim halde kim bilir kaç senedir basit görerek yapmadım bilmiyorum ve bir 15 sene daha sonra nasıl tarifler deniyor olacağız, tahmin edemiyorum:)

Menüdekiler:
- Karnıyarık Böreği
- Mercimek Köftesi
- Patates Salatası
- Bisküvili İrmik Tatlısı

Ysmn2 

Bisküvili İrmik Tatlısı

Malzemeler

  • 1 lt. süt
  • 7 yemek kaşığı toz şeker
  • 9 yemek kaşığı irmik
  • 1/2 yemek kaşığı margarin
  • 1/2 su bardağı dövülmüş ceviz içi
  • 1 paket kakaolu bisküvi
  • 1 paket vanilya
  • Tarçın

Yapılışı

  1. Süt, şeker ve irmiği muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin, ocaktan inmesine yakın margarin ve vanilyayı ekleyip karıştırın.
  2. Hazırladığınız irmikli muhallebinin yarısını borcama dökün ve üzerine 1 sıra halinde kakaolu bisküvi dizin. Üzerine kalan muhalebiyi dökün.
  3. Kalan bisküvileri blendırdan geçirin, dövülmüş ceviz ve tarçınla beraber tatlının üzerine serpin. Yasemin bu konuda herhangi bir not yazmamış ancak blendırdan geçirdiğiniz bisküviyi servis etmenize yakın bir zaman serpmenizi tavsiye ederim. O zaman üzerindeki bisküviler çok yumuşamıyor ve kıtır kıtır kalıyor.

Teşekkürler Yasemin!
:)

March 17, 2008

Yeniden Mutfak...

Herşey sabah gazetenin verdiği Çay Saati ekine göz atarken, anneme "ben bu keki yapıyorum" dememle başladı. "Yapmışken bu kurabiyeden de yapayım", "E hadi makineye de bir ekmek atayım", "Yufka da olsa" derken kendimi 6 çeşit yapmış buldum. Sonra da Ayşe Teyzeleri misafir etmeye karar verdik. Uzun zamandır ne mutfağa doğru düzgün girmek, ne de elimi bir işe sürmek nasip olmuştu. Dünkü menü sayesinde silkinip kendime geldim, hatta abartmış olmasam "yeniden doğdum" diyeceğim... Uzun bir aradan sonra tümü bana ait 6 tarif...

Dsc08924

İçindeki tereyağından dolayı çok lezzetli oldu. Keki yiyenlerin devamlı olarak söylediği şey: "Şeyma, çok harika olmuş bu kek"...

Tereyağlı - Elmalı Kek

  • 200 gr. tereyağı
  • 150 gr. pudra şekeri (sanırım 3/4 - 1 su bardağına denk geliyor)
  • 4 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt
  • 2 su bardağı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu

Üzeri İçin

  • 2 adet yeşil elma (ben sarı elma kullandım ve 1,5 elma yeterli geldi)
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı tereyağı

Dsc08888

Yapılışı

  1. Öncelikle oda sıcaklığındaki tereyağını ve pudra şekerini mikserle düşük ayarda karıştırın. Daha sonra yumurtaları da ekleyip güzelce karışana kadar çırpın. Sonra sütü, unu, vanilyayı ve kabartma tozunu ekleyin. (Tarifin aslında kabartma tozu ve vanilya, süt ve undan sonra ekleniyordu. Ama vanilya ve kabartma tozunu hamura en güzel karıştırma yöntemi unla beraber eklenmesi olduğu için unla beraber ekledim).
  2. Yağlanan kek kalıbına hamuru dökün. Oyacakla içini oyduğunuz elmaları ince ince dilimleyin ve kekin üzerine sıralayın. Elmaların üzerine tarçın ve toz şekeri serpin. Daha sonra elmaların üzerine parçalar halinde tereyağı koyun.
  3. 170 derecelik önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 35-40 dk. pişirin.

Dsc08934

Bu kurabiyeyi de anemin isteği üzerine yaptım. Margarin yerine tereyağı kullanmayı tercih ettim. Bu kurabiye de Nihan'ın favorisi oldu...

Malzemeler

  • 4 su bardağı un
  • 300 gr. margarin (tereyağı kullandım)
  • 2 adet yumurta
  • 3/4 su bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı tarçın
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu

Üzeri İçin

  • 1 adet yumurta beyazı
  • Toz şeker
  • Tarçın

Dsc08915_2

Yapılışı

  1. Unu bir kaba alın, ortasına diğer malzemeleri koyarak yoğurun. Ben 4 su bardağı una ilaveten 2 yemek kaşığı kadar daha un kullandım.
  2. Hamuru merdane yardımıyla 0,5 cm kalınlığında açın. Üzerine bir fırça yardımıyla yumurta beyazı sürün. Daha sonra toz şeker ve tarçın serperek kurabiye kalıplarıyla kesin. Kalan hamuru tekrar yoğurup açın, aynı işlemi tekrarlayın. Yalnız üzerine yumurta akı sürüldüğü için her seferinde hamur bir öncekinden daha yumuşak oluyor. O yüzden kalıpla keserken araları az tutmakta, tek seferde çok kurabiye çıkarmakta fayda var.
  3. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Dsc08959

Paketin dibinde kalan makarnayı ve buzdolabında annemin yıkayıp sakladığı yeşillikleri değerlendirdim. Makarna miktarı 1/3 paket kadardı. Diğerlerini göz kararı koydum.

Yeşillikli Makarna Salatası

  • Makarna
  • Yeşillik (Kıvırcık marul, roka, tere, akdeniz yeşilliği vb...)
  • Kırmızı lahana
  • Havuç
  • Dilimlenmiş siyah ve yeşil zeytin
  • Sosu için zeytinyağı, tuz, limon (sarımsak da yakışır)

Kullanmak isteyip de evde olmaması sebebiyle kullanamadıklarım: Konserve mısır, salatalık turşusu.

Yapılışı

  1. Makarnayı tuzlu ve yağlı suda haşlayıp süzün. Süzdükten sonra yapışmaması için 1-2 su bardağı soğuk su koyup beklettim.
  2. Yeşillikleri doğrayın, kırmızı lahanayı ince ince kıyıp tuzla ovup yıkayın, havucu da rendeleyin. Dilimlenmiş zeytinleri de ekleyip karıştırın. Hazırladığınız sosu üzerine gezdirin.

Dsc08965

Gazete ekinden dendediğim diğer bir tarif de bu börek. İç malzeme olarak 200 gr. lor peyniri ve 1 yemek kaşığı ceviz içi vardı. Sevmediğimiz için lor peynirini, değişik lezzetlere açık olmayan babam konusunda tereddüt ettiğim için de cevizi kullanmadım. Yerine beyaz peynir ve dereotu kullandım. Bir dahaki sefer beyaz peynir + ceviz içi deneyeceğim. Bu arada lor peyniri tuzsuz olduğu için olsa gerek, hem peynirli harca, hem de yumurtalı - sütlü harca 1'er çay kaşığı kadar tuz vardı orjinal tarifte. Ama beyaz peynirin ve yufkanın tuzunun yeterli geleceğini düşündüğüm için tuzu eklemedim. Lor peyniriyle yaparsanız bu hususa dikkat etmelisiniz.

Peynirli Rulo Börek (Orjinal adı Peynirli Kol Böreği'ydi)

Malzemeler

  • 2 adet yufka
  • 200 gr. beyaz peynir
  • Dereotu
  • Pul biber, kara biber
  • Üzeri için susam, çörekotu

Harcı İçin

  • 2 adet yumurta
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ

Dsc08950

Yapılışı

  1. Yufkanın birini tezgaha serin. Yumurtalı - sütlü harcın yarısını sürün ve her tarafına yedirin. Üzerine hazırlamış olduğunuz peynirli harcın yarısını serpin. Sonra üzerine diğer yufkayı koyun, onun için de az önceki işlemi tekrarlayın. Yalnız yumurtalı - sütlü harçtan, böreğin üzerine sürmek için bir miktar ayırmayı unutmayın.
  2. Yufkanın iki kenarını biraz içeri katlayarak rulo yapın. Rulonun üzerine yumurtalı harcı sürün. Susam ve çörekotu serpin. (Ruloyu ileri - geri kaydırarak serpmek yerine masaya susam ve çörekotu serptim, böreği yuvarladım)
  3. Rulo halindeki börekten yaklaşık 2 cm. kalınlığında parçalar kesin, tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış fırında pişirin.

Not: Börekleri tepsiye dizdiğimde "Çok gevşek ve küçük oldu bunlar, bir dahaki sefer 3 yufkadan yapayım" demiştim. Pişince biraz daha kabarıp güzel göründüler ama 3 yufkayla da denenebilir. Bir de sararken çok gevşek sarmamam gerektiğini farkettim.

Dsc08977

Hakkında yorum yaparken, böreği anlatacak yeterlilikte kelimeler bulamadığımdan direk tarife geçiyorum:

İçli Köfte Böreği

Malzemeler

  • 4 adet yufka
  • 300 - 400 gr. kadar kıyma
  • 2 adet soğan
  • 1/2 çay bardağı ince bulgur
  • Tuz, pul biber, karabiber
  • 1/2 su bardağı ceviz içi

Börek Harcı İçin

  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 2 adet yumurta

Bulamak İçin

  • Süt
  • Galeta unu

Dsc08946

Yapılışı

  1. Kıymalı harç için önce kıymayı suyunu salıp tekrar çekene kadar güzelce kavurun. Daha sonra doğranmış soğan ekleyerek biraz daha kavurun. Baharatları ve cevizi de ekleyin.
  2. Bulguru ayıklayıp küçük bir kasede bir miktar sıcak suyla ıslayın ve şişip yumuşamasını sağlayın. Kıymalı harca bulguru da ilave edin.
  3. Yufkanın birini tezgaha serin, üzerine yumurtalı harçtan sürün. Bir kat daha yufka serip ona da harçtan sürün. Yufkayı 12 eşit parçaya kesin. Oluşan üçgenlerin geniş kısmına kıymalı harçtan koyup sarın. (Yumurtalı harç yetmeyecek olursa tamamen bitmeden önce üzerine yoğurt veya süt ilavesi yaparak çoğaltabilirsiniz)
  4. Sardığınız börekleri önce süte, sonra galeta ununa bulayın ve tepsiye dizin. Börekleri önceden ısıtılmış fırında 180-190 derecede üstleri kızarana kadar pişirin.

Dsc08952

Ekmek yapımı için ya Osmancık'tan gelen köy ununu, beyaz unla karıştırarak kullanıyorum. Ya da Söke Un'un ekmek karışımları çok ideal. Ekmek makinesinin kendi tarif kitapçığından çok Söke Un paketlerindeki tariferin çok daha güzel olduğunu düşünüyorum. Bu tarifi de paketin üzerindeki "Çikolatalı Çavdar Ekmeği"ni değiştirerek yaptım. Çok lezzetli oldu. Kurutulmuş domatesleri kullanırken de onları emek verip kurutan anneannemi andık, sağolsun.

Kurutulmuş Domatesli Çavdar Ekmeği

Malzemeler

  • 1,5 su bardağı çavdar unu karışımı
  • 2 2/3 su bardağı beyaz un
  • 1 adet yumurta
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1,5 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 25 gr. tereyağı
  • 1,5 çay kaşığı kuru maya
  • 1 su bardağı kurutulmuş domates
  • 2 diş sarımsak
  • Kekik, karabiber, biberiye

Dsc08958

Yapılışı

  1. Ekmek makinesinde yapılacak ekmekler için genel mantık sıvıların önce, unun ve mayanın sonra konması. Önce süt, yumurta, tuz, şeker, tereyağı, sarımsak ve baharatları, daha sonra da unu ve üzerine de sıvılara temas etmeyecek şekilde mayayı serpmeniz gerekecek. Beyaz ekmek ayarında, 1000 gr. ve koyu ekmek seçerek pişirdim.
  2. Makine hamuru yoğurup bir süre dinlendirdikten sonra son karıştırma için sinyal verdiğinde de kurutulmuş domatesleri ekledim. Benim kullandığım domatesler, annem tarafından daha önceden sıcak suda bekletilmiş ve küçük küçük doğranıp dondurucuya kaldırılmış domateslerdi. Marketlerde kavanozlarda satılan, yağ içindeki kurutulmuş domatesleri direk parçalayıp kullababilirsiniz. Kurutulmuş olarak satılanları da kaynar suda bekletip yumuşatarak kullanabilirsiniz...

March 05, 2008

Fadime Teyze'nin Sofrası

Fadime_teyzenin_sofrasi

Geçen ay kuzenimin nişanı için Osmancık'a gitmenin en güzel tarafı, akrabalarımızı ziyaret etmek ve birbirinden güzel sofralarda ağırlanmak oldu. "1 günde 6 gezme" rekorumuzu kırdığımız günün 2. durağı, Fadime Teyze'nin sofrası...

Menüdekiler:

Peynirli_su_boregi
Peynirli Su Böreği

Zeytinyagli_yaprak_sarmasi
Zeytinyağlı Yaprak Sarması

Hindistan_cevizli_tarcinli_kurabiye
Hindistan Cevizli - Tarçınlı Kurabiyeler

Kurabiyelere çok düşkünlüğüm olmasa da bunlara bayıldım. Yoğun tarçın tadı ve ağızda dağılması sebebiyle çok lezzetlilerdi. Tarifin orjinali kakaoluymuş ama Fadime Teyze kakao yerine bol tarçın kullanmış.

Malzemeler

  • 1 paket margarin (oda sıcaklığında)
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 adet yumurta (sarısı içine, beyazı üzerine)
  • 1/2 su bardağı ceviz (ince çekilmiş)
  • Aldığı kadar un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 yemek kaşığı tarçın veya kakao
  • Üzeri için hindistan cevizi

Yapılışı

  1. Öncelikle bir kapta yumuşak margarin, sıvı yağ ve yumurtayı karıştırın. Üzerine pudra şekeri, ceviz, un, kabartma tozu ve vanilyayı ekleyin. Daha sonra da arzunuza göre tarçın veya kakao ekleyerek güzelce yoğurun. Tarçın ve kakaonun miktarı tahmini olduğu için damak tadınıza göre azaltıp - çoğaltabilirsiniz.
  2. Şekillendirdiğiniz kurabiyeleri önce yumurta akına, sonra hindistan cevizine bulayıp fırın tepsisine dizin ve önceden ısıtılmış fırında 180 - 190 derecede pişirin.

Cevizli_kozlenmi_kirmizi_biber_sa_3
Cevizli Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası

Malzemeler

  • Közlenmiş kırmızı biber
  • Ceviz içi
  • Zeytinyağı
  • Limon
  • Tuz

Yapılışı

  1. Közlenmiş kırmızı biberleri dilimleyin, zeytinyağında soteleyin ve tabağa alın. Limon suyunu ilave edin ve üzerini ceviz içiyle süsleyin.

Midye_tatlisi
Midye Tatlısı

Malzemeler

  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 adet yumurta
  • 1 fiske tuz
  • 1/4 paket yaş maya
  • Aldığı kadar un

İçi İçin

  • Dövülmüş ceviz içi (fındık da olabilir)

Şerbeti İçin

  • 3,5 su bardağı şeker
  • 3,5 su bardağı su
  • 1 - 2 damla limon suyu

Yapılışı

  1. Öncelikle şerbeti hazırlayın ve soğumaya bırakın.
  2. Bir kapta süt, yoğurt, sıvı yağ, yumurta, tuz ve mayayı elinizle karıştırın. Sonra yavaş yavaş unu ekleyin. 15 - 20 dk. kadar dinlendirin.
  3. Hamuru 10 parçaya bölün. Her 10 parçayı da 5'e bölün ve mısır nişastası yardımıyla yemek tabağı büyüklüğünde açın. 5 taneyi üstüste koyun ve büyüterek açın, sonra sıkıca rulo yapın.
  4. Rulodan yaklaşık 1 cm.'lik parçalar kesin. Kestiğiniz parçalar, zeminde düz duracak şekildeyken üstüne bastırıp biraz açın. İçerisine dövülmüş ceviz koyun ve poğaça gibi kapatın. (Şekillendirme kısmı anlatmak için biraz zor. Papatya Prenses tatlının yapım aşamasını fotoğraflamış, yararlanabilirsiniz)
  5. Tepsiye dizdiğiniz midyelerin üzerine erimiş tereyağı - sıvı yağ karışımı sürün ve 180 - 190 derecede kızarana kadar pişirin.
  6. Tatlı sıcak - şerbet soğuk olacak şekilde şerbetleyin.

Yogurtlu_garniturlu_karnbahar_salat
Yoğurtlu - Garnitürlü Karnabahar Salatası

İçine ilaveten küp küp doğranmış turşunun ve 1 tatlı kaşığı kadar mayonezin de yakışacağını düşündüğüm nefis salata...

Malzemeler

  • 1 adet karnabahar
  • Garnitür
  • Yoğurt
  • Sarımsak
  • Tuz

Yapılışı

  1. Karnabaharı parçalayıp limonlu suda haşlayın. Daha sonra soğuyan karnabaharı bir kaba alın. Garnitür ilave edin. Hazır garnitür kullanabileceğiniz gibi evde kendiniz de hazırlayabilirsiniz.
  2. Sebzeleri sarımsaklı yoğurtla karıştırın. Üzerine sıvı yağda kızarttığınız pul biberle süsleyin.

February 19, 2008

Kar Menüsü & Islak Kek

Pazartesi gününü karla kapanan yollar yüzünden işe gidemeyip evde mahsur kalarak geçirmenin en güzel yanı, arkadaşlarımla ellerim - ayaklarım uyuşuncaya kadar kar topu oynamak ve akşam çok sevdiğim komşularımızla çay içmek için toplanmamız oldu. Değer verip gelen ve bu güzel ortamı oluşturmamıza vesile olan herkese sonsuz teşekkürler...

Menüdekiler:

Pirinç Salatası
Dsc08213

Çikolata Soslu Tavuk Göğsü
Dsc08225

Haşhaşlı Çörek
Dsc08210

Kardeşim Cahide Sena'nın yardımıyla yaptığım Damla Çikolatalı Kurabiyeler
Dsc08180

Semira Teyze'nin getirdiği Peynirli Tepsi Böreği
Dsc08196_2

Hümeyra'nın yaptığı Islak Kek
Dsc08219

Islak kek yapılırken normalde kek hamurundan 1 su bardağı ayrılır ve pişen sıcak kekin üzerine sonradan dökülür. Yalnız Hümeyra sosun biraz daha cıvık olması ve kek miktarının azalmaması için, kek karışımından ayırmayıp, altta Ekstra Sos olarak yazdığım karışımı hazırlıyor ve onu döküyormuş. İsterseniz ilk bölümdeki malzemelerle, hamurdan 1 su bardağı ayırıp normal bir ıslak kek yapabilir veya hamurun tamamını kek şeklinde pişirip, daha cıvık olan Ekstra Sostan hazırlayıp üzerine dökebilirsiniz.

Malzemeler

  • 4 adet yumurta
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • Aldığı kadar un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya

Ekstra Sos İçin

  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1,5 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı sıvı yağ
  • 2 yemek kaşığı kakao

Yapılışı

  1. Öncelikle yumurta ve şekeri iyice çırpın. Sonra sıvı yağı, sütü, kakaoyu ve diğer malzemeleri karıştırın. Kek hamurunu tepsiye dökün. 170 - 180 derecede, önceden ısıtılmış fırında pişirin.
  2. Fırından çıkan sıcak kekin üzerine, kek hamurundan ayırdığınız ya da daha sonra yaptığınız karışımı dökün. Karışımı daha iyi çekmesi için dökmeden önce çatalla birkaç kez delin.

October 01, 2007

Ayşe Teyze'nin İftar Daveti

Dsc06821d
Ramazan'ın en güzel yanlarından biri de insanın sevdiği insanlarla bir araya gelmesi olsa gerek... Ayşe Teyze'ye ve ailesine güzel davetlerinden ve güler yüzlerinden dolayı teşekkür ederim...

Dsc06769
Mercimek Çorbası

Malzemeler

  • 1 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 adet küçük boy soğan
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • Yeteri kadar su (4 su bardağı civarında)
  • Zeytinyağı
  • Nane
  • Tuz

Yapılışı

  1. Yağda öncelikle rendelenmiş soğanı kavurun. Soğanlar kavrulunca salçayı ekleyin ve iyice kavrulunca ayıklanıp yıkadığınız mercimekleri de ekleyin ve bir süre kavurun.
  2. Hafif kavrulan mercimeklerin üzerine 4 bardak kadar su ekleyin. Tuzu da ekleyip kaynatın. Kaynadıktan sonra el blenderı ile püre haline getirin. Çorbanın kıvamına göre üzerine bir miktar kaynamış su ekleyebilirsiniz.

Dsc06773
Körili - Zencefilli Tavuk Sote

Malzemeler

  • 2 adet tavuk göğsü
  • 250 gr. kültür mantarı
  • 1 küçük boy patates
  • 1 adet domates
  • 1 adet soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 çay kaşığı toz zencefil
  • 1 çay kaşığı köri
  • Kekik
  • Tuz
  • Zeytinyağı

Yapılışı

  1. Öncelikle küp küp doğranmış tavukları en az 1 saat öncesinden zeytinyağı, köri ve zencefille terbiyeleyin. Mantarları da yıkayıp bol limonlu suda haşlayın, haşlanan mantarları süzüp ince dilimler halinde doğrayın.
  2. Tavuk etini bir tencerede suyunu salıp çekene kadar kavurun. Suyunu salınca ateşi çoğaltın.
  3. Tavuklar suyunu iyice çekince piyazlık doğranmış soğanı ve sarımsağı ekleyin. Soğanlar kavrulunca küp küp doğranmış domatesleri ve mantarları da ekleyin. Yemeğin suyu az olursa bir miktar su ekleyin. Daha sonra da küp küp doğranmış patatesi ve tuzu ekleyin. 15 - 20 dk. kadar pişirin.

Dsc06818
Patlıcan Kebabı

Malzemeler

  • 1 kg. patlıcan
  • 1/2 kg. dana kuşbaşı
  • 3 - 4 adet dolmalık biber
  • 1 adet soğan
  • 1 adet domates
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • Tuz

Yapılışı

  1. Öncelikle patlıcanları alacalı soyun ve küp küp doğrayın. Tuzlu suda yarım saat kadar bekletin. Daha sonra patlıcanları süzüp kızgın yağda hafif pembeleşene kadar kızartın, kızaran patlıcanları da fazla yağını çekmesi için kağıt havlunun üzerine alın. Sonra da borcama döşeyin.
  2. Bir tencerede kuşbaşı doğranmış dana etini kavurun, suyu çekene kadar pişirin. Daha sonra piyazlık doğranmış soğanları ve uzun şeritler halinde doğranmış dolmalık biberleri de ekleyin ve kavurun. Daha sonra da salçayı ve domatesleri ekleyip güzelce kavurun. Kavrulan harcı borcamdaki patlıcanların üzerine dökün ve üzerini domates ve biberlerle süsleyin. Patlıcanların üzerine döktüğünüz harç çok susuz olursa bir miktar salçayı suda çözdürerek salçalı su yapıp üzerine gezdirebilirsiniz. Yemeği 200 derecede 15 - 20 dk. kadar pişirin.

Dsc06821
Tereyağlı Kadayıf

Malzemeler

  • 500 gr. yaş tel kadayıf
  • 1 su bardağı fındık veya ceviz
  • 150 gr. tereyağı

Şerbet İçin

  • 5 su bardağı şeker
  • 5,5 su bardağı su
  • 3-4 damla limon suyu

Yapılışı

  1. Tereyağını eritin ve yağı kadayıfın heryerine ellerinizle güzelce yedirin.
  2. Yağladığınız kadayıfın yarısını bir tepsiye döşeyin ve elinizle bastırın. Üzerine fındığı veya cevizi serpin. Kadayıfın geri kalanını da döşeyin ve ellerinizle bastırın.
  3. 170 derecede 15 dk. kadar pişirin. (Ayşe teyze'nin notu: Eğer kadayıf biraz piştikten sonra aynı boydaki başka bir tepsiyi üzerine kapatıp ters çevirirseniz, kadayıfın üzeri dümdüz görünüyor)
  4. Şerbetlerken kadayıfın soğuk, şerbetin ise sıcak (kaynar olmamalı) olması gerekiyor. Dilerseniz kadayıf piştikten 3-4 gün sonra da şerbetleyebilirsiniz.

December 03, 2006

Bedia Abla'nın Hamsili Pilav Daveti

Bedia_abla_sofra

Ben nihâyet Hamsili Pilav yedim...:) Hayatımda ilk defa ve de nihâyet...

Hiç tatmamış olmama rağmen Ramazan'ın son 10 günü boyunca "Hamsili Pilav" diye sayıkladım, internetten Anadolu yakasında Hamsili Pilav yapan yerleri araştırdım, çeşit çeşit tarifleri buldum, arşivledim, sordum soruşturdum... Sonra kendim yapmaya karar verdim ama hafta içi zaten mümkünâtı yok. Hafta sonu yine yok, çünkü bizim ailede benden başka değişik şeyler yiyen yok, dolayısıyla değişik şeyler yapma imkânı da pek yok. Anneme "Hamsili Pilav yapıcam ben" dediğimde de ilk dediği "Iyyy, ben yokken yap" oldu zaten.

Benim Hamsili Pilav hayalim Ayşe Teyze'nin ve annemin çok değerli arkadaşı Bedia Abla'nın kulağına gidince o da bizi Pazar günü Hamsili Pilav yemeye davet etmiş. Bedia Abla her misafirinden bu pilav için sipariş alırmış, pek meşhurmuş yani onun Hamsili Pilav'ı. Bu sayede ben de gerçekten de "usta ellerden" nefis bir Hamsili Pilav yemiş oldum. İlk lokmada düşündüğüm tek şey "21 yıl boyunca böyle bir lezzetten nasıl mahrum kaldım?!?" oldu... Ev sahipleri Karadenizli olunca adını çokça duyduğumuz Laz Böreği'nin milföylü versiyonunu ve nefis bir Balkabaklı Börek tatma imkânımız da oldu. Tabi ki tanıştığımız hoş insanlar ve ev sahiplerinin bizi güler yüzle, muhteşem ikramlarla ağırlamasını da yazmadan geçemem değil mi? Bedia Abla'ya ve kayınvalidesi Nebahat Teyze'ye sonsuz teşekkürler...

Menü:

October 03, 2006

2006'nın İlk İftar Daveti

2006_ilk_iftar

Annemle babamın Ankara'ya gitmesini fırsat bilip arkadaşlarımı iftara davet ederek senenin ilk iftar davetini pazar akşamı ben, şahset, bizzat, kendim vermiş bulunmaktayım. Hem gelen arkadaşlarımın çok kıymetli ve sevdiğim insanlar olması, hem bütün hazırlıkları benim yapmış olmam, hem de yeni evimizdeki ilk yemekli davet olması sebebiyle bu akşamın önemi benim için çok büyüktü.

Menü;

Ve iftar sonrası çay için;

Bunların yanında; bana gerçekten çok kolaylık sağlayan bazı yöntemlerden bahsetmek istiyorum:

  • Hazırlıkların hepsini kendim yapacağım için, hazırlıklara birgün önceden başladım. Mevsim Salata için gerekli olan malzemeleri de kolaylık olması açısından önceden hazırladım. Bu şekilde kolay bir şekilde büyük bir davet atlatmış oldum. Kıvırcık marulları güzelce yıkayıp kuruladım. İki temiz mutfak bezinin arasına dizdiğiniz marul yaprakları çabucak kuruyacaktır.
    2006_ilk_iftar2
    Havucu ve yeşil soğanları da temizledikten sonra yıkayıp kuruladım. Kırmızı lahanayı da ince ince kıyıp üzerine limon suyu ve bir miktar tuz döktüm. Elimle biraz ovdum ve bir kaseye koyup ağzını kapattım, buzdolabına koydum. Diğer malzemeleri de büyük bir kaba koyup ağzını güzelce kapattım. Salatanın sosunu da (limon + tuz + zeytinyağı) bir kaseye hazırlayıp buzdolabına koydum. Böylelikle iftara yakın bir zamanda yapılacak olan salata neredeyse hazırdı...
    2006_ilk_iftar3
  • Soslu Kabak ve Soslu Patlıcan için; kabak ve patlıcanları kızarttım. Ayrı bir kapta da domatesli sosunu hazırladım. Malzemeleri 3 ayrı kaba koyarak buzdolabına kaldırdım. İftardan sadece 10 dk. önce de bunları çıkarıp karıştırıp servis tabaklarına aldım.
  • Aynı şekilde Yoğurtlu Havuç için havucu kavurdum, sarımsaklı yoğurdu da hazırladım. Ağzı kapalı kaplara koyarak buzdolabına kaldırdım.
  • Créme Olé'li Tavuk Göğsü'nü de bir gün önceden hazırlayıp dolaba koydum.

Böylelikle davet günü bana sadece 3 çeşit yemek pişirmek ve ufak tefek işler kaldı. Ama ne yazık ki bütün işlerin iftara yakın yapılması gerektiği için ufak - tefek sıkışıklıklar oldu tabi. Yardıma gelen Beyza ve Feyza'yla, son 1 saati kameraya çekmediğimiz için defalarca pişman olduk...:)

July 26, 2006

Veteriner Macerası, Zülfiye Abla'nın Daveti & Hayata Yeniden Merhaba (!)

Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan biricik su kaplumbağamız Pâkize'nin acısını hafifletmek için, kardeşim Cahide'ye Pâkize'nin daha kırkı çıkmadan 2 kaplumbağa daha almıştık. Pâkize'yi hâla unutamadığı için dişi olanın adını yine Pâkize, erkek olanının adını da Yaramaz koydu. İlkini kaybedince bunlar da daha bir kıymetli oldular:) Annemle Cahide'nin 1 haftadır evde olmamaları sebebiyle bu mânevi kardeşlerimin bakımı da bana kaldı haliyle... Perşembe gününden beri Yaramaz'ın gözlerini açamadığını farkettim. Zavallım gözlerini açmaya çalışıyor, kırpıştırıyor ama nafile... Göz kapakları şişmiş, olmuş balon gibi... Kör kör dolanıyor etrafta. Arada bir akvaryumumsu şeyin kenarlarına tosluyor filan... Yemek de yemiyor. Yiyemiyor desem daha doğru olur. Yaramaz'ın önüne koyduğum yemleri obur Pâkize önüne atlayıp bir çırpıda yiyor. Ben de son çare Yaramaz'a yemek yedirirken onu plastik bir bardağa koydum. Ama Yaramaz yine yemeğini yemiyor?! Aaaa, doğru, hayvancağız geçici bir körlük döneminde, nasıl görecek ki? Yine olaya şöyle bir el attım, elime bir kürdan alıp yeme batırdım, onu kendi ellerimle besledim. Cuma oldu, cumartesi oldu hâla gözlerini açamıyor. İnternetten yaptığım küçük bir araştırma sonucunda bunun ya akciğer enfeksiyonundan (evet bu minik yaratıkların akciğerleri bile varmış:)), ya da sudaki bir bakteriden kaynaklanabileceğini öğrendim. Zülfiye ablanın davetine gitmeden önce Yaramaz'ı veterinere götürmeye karar verdim. Hemen en yakın veterinerleri araştırdım, Üsküdar'da bulduklarımdan birine gitmeye karar verdim. Eh bunlar da şimdi böyle akvaryumuyla, suyuyla taşınmaz ki? Otobüsle gitmek zaten başlı başına bir olay...

Pakize_yaramaz

En sonunda mutfakta bulduğum, içinden çıkamayacaklarından emin olduğum derinlikteki bir plastik  kaba koydum ikisini de... (Tabi siz nereden bileceksiniz birbirlerinin üzerine çıkıp akvaryumdan atlamaya çalıştıklarını, sonra Pâkize hanımı masaların - koltukların altından tolpadığımızı?!...:))

Pakize_yaramaz2

Son olarak karton bir poşete plastik kabı iyice oturttum, poşeti elime aldım, durağa gittim. Ters dönerlerse diye ağaçtan küçük bir odun parçası bile kopardım. Elimle çeviremem ki...:( Her neyse... Onları sarsmamaya çalışarak son derece dikkatli bir şekilde veterinere gittim.

Pakize_yaramaz3

Yavruları hasta olmuş bir anne edasıyla rahatsızlıklarını anlattım. Neyse ki ciddi birşey yokmuş. Akciğer enfeksiyonu olsa Yaramaz bu kadar hareketli olmazmış. Veteriner'in hergün sularına 1 ml.'ni sularına karıştırmam için şırıngaya çektiği 5 ml. ilaca 10 kağıt saydım ve "Oh, şükürler olsun!" diyerek, bebek görme hediyemi de alıp Zülfiye ablaya doğru yola koyuldum. Yani eğer cumartesi günü elinde "tin tin", içinde kaplumbağa olan bir karton poşet taşıyan birini gördüyseniz o bendim:)

Tarif üzerine gittiğim Zülfiye ablanın evini yanlışlıkla buldum:). Kaplumbağalarımı içeriye masanın üzerine bıraktım ve uzun zamandır görüşmediğimiz arkadaşlarımla güzel güzel oturdum, Zülfiye ablanın yaptığı nefi ikramlardan yedim (Güvercin Yumurtası'nın ve Muzlu Rulo Tavuk Göğsü'nün tarifini aldım). Bir de orada bulunan 2 tatlı bebeği ve Zülfiye ablanın 3. ayını yeni bitiren kızı Zeynep'i sevdim bol bol...

Zeynep

İnsan sevdiği insanlarla bir araya gelince zaman hep su gibi akar... Eve doğru yola çıkmak için hazırlanmadan önce orada unutmaktan korktuğum kaplumbağalarımı aldım, karton poşete yine özenle yerleştirdim ve hazırlanana kadar yere bıraktım. (Siz macera bitti sanıyosunuz dimi:)). Evde küçük çocukların olmasından tedirgin olduğum için hazırlanır hazırlanmaz "Bakayım bir vukuat var mı?" demeye kalmadaaaan, o da ne?!? Misafirlerden birinin 1,5 - 2 yaşlarındaki oğlunun elinde 2 kaplumbağa! Çocuk 2 elinde 2 kaplumbağa "Vırk vırk!" sıkıyor, sıktıkça da bizim garibanların kolları - bacakları dışarı fırlıyor... Gözlerim o an kocaman açıldı ve sadece "Onlar kaplumbağa!" diye bağırabildim. Bir de çocuğun ellerine vurdum ki, kaplumbağaları bıraksın... (Neyse ki annesi beni pataklamadı:)) Çocuk kaplumbağaları yere fırlattı. Hemen kutusuna koymak için elime aldım. Ama ben şimdiye kadar hiç elime aldım mı onları? Hayır, almadım... Ben de yere attım! Neyse ki telaşeden kim olduğunu göremediğim, hatırlayamadığım bir hayvan sever benim için onları kutusuna koymuş... Canlarım 5 dk. kadar kabuklarından hiç çıkmadılar, ne kadar korkmuşlar. Hele kör olana çok acıdım, zavallım hiçbirşey göremeye göremeye neler yaşadı:)

Çocuğun annesinden verdiğim ani tepkiler için defalarca özür dileyerek çıktım yola... Elimde yine karton poşetim, kaplumbağalarım... Poşeti sarsmayayım diye bir derdim kaldı mı? Hayır tabi ki... Onlar ne günler gördü, azıcık sarsılsalar ne çıkar dimi?:))

Pakize_yaramaz4

July 24, 2006

Seda'yla Teras Keyfi...

Teras_keyfi

Geçen hafta Seda'lara teras sefası yapmaya gittik:) Canım arkadaşımın çok güzel şeyler yapacağını bildiğim için fotoğraf makinemi de götürmeyi ihmal etmedim... İnsanın sevdiği arkadaşlarıyla iş ortamı dışında da görüşebilmesi çok güzel birşey... Bu güzel yemeklerin ardından annelerin sohbetine katılarak ve sonrasında "muhteşem" fotoğraflar çekinerek bu güzel günü noktaladık:)

Sevgili Seda'ya ve annesi Bilge teyzeye, ikramları ve esirgemedikleri güler yüzleri için çok teşekkür ederim. Şimdi sıra bize mi geçti Seda;)

Teras_keyfi2

Menüdekiler:

Bir de bunlar vardı:

Makarna_salatasis

Seda; garnitür yerine yeşil soğan, salatalık turşusu, dereotu ve mısır koymuş, salata çok nefis olmuştu.

  • Zeytinyağlı Yaprak Sarması

Yaprak_sarmasi

Tahinli_kurabiyes

Ve bir de Hindistan Cevizli - İrmikli Etimek Tatlısı vardı ki... 3. kez bu tatlının resmini çekip de yayınlamak nasip olmadı:)

May 02, 2006

Seda'yla Cumartesi

Sofraa

Cumartesi günü Seda ve annesi geldiler. Biz de bu özel misafirlerimiz için annemle elimizden geldiğince hazırlandık. Herşeyiyle çok güzel birgün oldu. İşyeri dışında bir yerlerde de görüşebilmekten kaynaklanıyor da olabilir:)

Buket1

Seda gelirken bu güzel buketi de getirmiş. Lilyumların kokusu hemen bütün odayı sardı. Ben de hemen resmini çektim, bilgisayarıma aktardım ve şu an duvar kağıdı olarak kullanıyorum. Ekrana baktıkça içim açılıyor:) Duvar kağıdı olarak kullanmak isterseniz buradan dosyayı indirip kullanabilirsiniz.

Menü:

April 24, 2006

Nihal Ablanın Daveti

Sofra

Biraz uzun zaman geçse de; yaklaşık 1 ay kadar önce kalabalık bir grup olarak, çok maharetli 3 kız kardeşin en büyüğü olan Nihal ablaya gittik. Şimdi Nihal ablaya gidilir de yaptıklarının tarifi alınmaz mı? Yanımda fotoğraf makinesi olmadığı için başka birinin makinesini kullandım. Görüntü kalitesi biraz düşük ama idare eder yine de. Bir de tarih 3 sene öncesini gösteriyor, aldanmayın sakın. Dedim ya sadece 1 ay geçti:) Nihal ablacım tekrar ellerine sağlık, sen birtanesin!

Menü:

Pirinc_salatasi_n

Tarifi daha önceden verdiğin için link verdim. Nihal abla ek olarak maydanoz da eklemişti.

  • Haşhaşlı Çörek

Hashasli_corek

Tarifini yakın bir zamanda vermeyi düşündüğüm için tarifini almadım:)

March 05, 2006

Hasta Anneye Pazar Kahvaltısı:))

Kahvalti_1

Dün akşam annem "Grip olacağım galiba, yarın kahvaltıyı sen hazırlasan ne iyi olur" dedi. Bir pazar sabahı, öğlene kadar uyuyup, bütün haftanın acısını çıkarmak daha işime gelse de "bizimkilere güzel bir süpriz yapmak hiç fena olmaz" diyerek koyuldum işe...

İşte kahvaltı menümüz;

Kahvalti2_1

Üzerini çekilmiş cevizle süslediğim pekmez,

Kahvalti3_1

Osmancık'ta yengemden öğrendiğim, hoş sunumuyla tereyağı-bal,

Kahvalti4_1

Yine yengemin kahvaltısında gördüğüm şekliyle, üzerinde 1 dilim limon ve kekik bulunan zeytin tabağı:))

Neyse, size iyi seyirler... Benim sofrayı toplamam lazım:))

February 13, 2006

Arkadaşlarımla Akşam Çayı

Davet

Tatili fırsat bilip dün akşam apartmandaki arkadaşlarımı çağırdım. Uzun süredir misafir ağırlamadığım için onlara güzel bir sofra hazırlamaya çalıştım:)

İşte menüdekiler:

Zeytinli_ekmek

February 09, 2006

Mine'yle Bir Pazar

Mine

Pazar günü sınıf arkadaşım Mine'ye davetliydim. Mezun olduğumuzdan beri hiç görüşememiştik. 2 yıldır yüzyüze görüşemeyince konuşacak ne kadar çok şey birikmiş... İşin kötü tarafı cumartesi günü sesim kısıldı ve dolayısıyla biz de pek rahat konuşamadık:) İki sınıf arkadaşı bir araya gelir de ne konuşurlar? Kaynatılan dersler, sınıftan kaçmalar, kantin muhabbetleri...:) Mine ve annesi çok güzel bir sofra hazırlamışlardı. Menüde;

  • Peynirli börek
  • Turşu kavurması
  • Yoğurtlu patates salatası
  • Fırında köfteli patates
  • Etimek tatlısı

vardı. Ama son ikisini çekemedim, çünkü ben o sırada bu güzel yemeklerden yiyodum:)

Mine2

Yaptığım bu kolyeyi de giderken Mine'ye götürdüm. Boynundakini çıkarıp bunu takmasından, çıkardığını da yere atıp aynaya koşmasından beğendiğini kolaylıkla anladım:) Mine de bana çok güzel bir küpe almış ama resmini çekmeyi unuttum, daha sonra ekleyebilirim.

Beni çok güzel ağırlayan Mine'ye ve annesine çok teşekkür ederim:)

January 02, 2006

Güzel Bir Pazar Kahvaltısı ve Bir Tarif...

Kahvalti

Bir türlü kahvaltı alışkanlığı edinemeyen ben, dün sabah ailemle çok güzel bir kahvaltı yaptım:) Saat 11:30-12:00 civarı olduğu için biraz öğle yemeği gibi olsa da gayet güzeldi...

Kahvalti2

İşte hakiki tulum peyniri... Keçi derisine basılmış ve de keçi sütünden yapılmış. Genelde İstanbul'da bulmak zor. Bize de dayımlar ya da teyzem vasıtasıyla geliyor... Bu peynir Çorum'un Kargı ilçesinde yapılıyor daha çok. Son zamanlarda, etrafa zarar verdiği söylenen keçilerin beslenmesinin yasaklanmasıyla, eskisi kadar kolay da bulunmuyor malesef bu peynir. İlk bakışta keçi derisine basılması pek hoş gelmese de (deri işlem görmüş bir deri, yani temiz) tadı karşı konulamaz derecede nefis. Hafif ekşi ve tuzlu, çıtır çıtır ekmekle ne güzel olur... Yemek kaşığıyla kazınarak tabağa konuyor. Sevgili Sibel'in tulum peynirini çok sevdiğini biliyorum, eminim bunu da sever:)

Kahvalti3

Bu da geçenlerde Gemlik'ten gelen nefis zeytin. Kavanozun içine atılan defne yaprağı, zeytine ne kadar güzel bir tat vermiş...

Kahvalti4

Muz, kuru kayısı, ceviz ve baldan oluşan nefis bir tabak... Çok vitaminli olduğu gibi, kış günlerinde insanın içini ısıtıyor bal...   

Kahvalti5

İşte bu da zahter ve zeytinyağı... Zahter; Suriye, Şam gibi Arap ülkelerinde ya da Türkiye'de doğu illerinde yaygın olan bir çeşit baharat karışımı gibi birşey. Nasıl tarif etsem ki şimdi? İçinde kavrulmuş susam, kimyon ve değişik arap baharatları var. 1 lokma ekmek alıp, ekmeğinizi önce zeytinyağına, sonra zahtere batırıp, sonra afiyetle yiyorsunuz...

Kahvalti6

İşte bu da en sevdiklerimden; "kurutulmuş domates"... Sebze ve meyvelerin tazeleri kadar, kurutulmuşları da çok faydalı. Hele bir de güneş ışığında, doğal yöntemlerle kurutulmuşsa... Kurutulmuş domates, marketlerde hazır olarak satılıyor. Aklınızı "doğal mıdır, katkı maddesi var mıdır?" gibi sorularla meşgul etmeden, kendi kuruttuğunuz domatesleri gönül rahatlığıyla, afiyetle yemek de mümkün. Kuruttuğunuz domatesleri kahvaltıya veya sandviçe hazır hale getirmek için domatesleri bir kavanoza koyun. Aralarına tuz, kekik, fesleğen, sarımsak ve kapari serpin. Daha sonra kavanozu zeytinyağıyla doldurun. Domateslerin yumuşayıp, yenecek kıvama gelmesi için 3-5 gün bekledikten sonra doğal kurutulmuş domatesleriniz hazır:) Ben kurutulmuş domatesi daha çok kaşar peynirli, kıvırcık marullu sandviç içinde seviyorum. Ama bazı yemeklerde ve makarna soslarında hiç de fena olmaz:))

Ve şimdi de kahvaltılarınız için çoook güzel bir tarif...

Her ne kadar krep gibi görünse de krep değil bu. Adı biraz değişik; "cızlak" denir bizim oralarda. Krep tarifinde yumurta olmasına karşın, cızlakta yumurta yok. Ayriyeten bir de mayayla yapılır cızlak... İçine tuz eklemezseniz, içine reçel sürerek bile yiyebilirsiniz. Ben genelde hamurunu tuzlu yapıp, içine; haşanmış yumurta, peynir, kaşar gibi malzemeler koyarak dürüm yapıp, öyle yemeyi tercih ederim. Alttaki de benim en sevdiğim hali, haşlanmış yumurta ve beyaz peynirli...:))

Kahvalti9

Malzemeler

  • Yarım paket yaş maya
  • 2 su bardağı su
  • Aldığı kadar un
  • Tuz, tereyağı

Yapılışı

  1. Derin bir kapta, mayayı ılık suyla çözdürün. Üzerine 2 bardak su ekleyin. Bir yandan çırparak, aldığı kadar un ve tuz ekleyin. Hamurun kıvamı boza kıvamında olmalı, unutmayın. Bu arada yaklaşık 5 dk. kadar mayalanmasını bekliyoruz. Ilık bir yere koyarsanız (mesela kalorifer yanına ya da ocakta bişeyler pişiyorsa ocağın yanına vb...) daha çabuk mayalanır.Kahvalti7
  2. Teflon tavayı ocağa alın ve ısıtın. Cızlaklarımızı hiç yağ kullanmadan pişireceğiz. Hamurdan 1 kepçe alıp tavaya dökün. Kepçenin altıyla, akıttığınız hamurun üzerinde daireler çizerek, hamurun bütün tavayı kaplamasını sağlayın.Kahvalti8
  3. Alt tarafı pişen cızlakları spatula yardımıyla çevirin. Pişen cızlakları bir servis tabağına alın. Bir çatalın ucuna batırdığınız tereyağı parçasını, servis tabağındaki cızlağın üzerinde gezdirin ve hafif yağlayın. Tabağa aldığınız ilk cızlağı, arkalı önlü yağlayın. Diğerlerinin sadece üzerini yağlamanız yeterlidir.
  4. Servis tabağında, yağlanarak hazırlanan cızlakların içine arzu ettiğiniz malzemeleri sararak afiyetle yiyebilirsiniz. Eğer hamura tuz katmadıysanız reçelle de deneyebilirsiniz. Afiyet olsun...

Baharatlar_2

Vitaminler_2

Bayat_ekmekler

Balik_takvimi

Meyve_sebze

Firin_isilari_4

Kalorimetre_1

Pratik_bilgiler

Mutfak_olculeri_2

Mutfak_sozlugu_5