Karadeniz
Öğretmenlik sebebiyle Trabzon - Sürmene'de bulunan kuzenim, 2 günlük de olsa hayatımın ilk "Karadeniz Gezisi"ni yapmama vesile oldu. Küçüklüğümde bana "abla", şimdilerle daha çok "kanka" olan Esra ablamın evine de ilk defa misafir olmuş olduk böylece. Sürmene hem merkeze, hem de Rize'ye yakın olduğu için iki şehri de gezme fırsatım oldu, ama Rize beni kendine hayran bırakan apayrı bir şehir. Soldaki fotoğraf Ziraat Parkı'na (Botanik Çay Bahçesi) ait. Adından da anlaşıldığı üzere onlarca çeşit ağaç ve bitki mevcut. Sağdaki fotoğraf da bir şeyler içmek için uğradığımız Dağmaran'dan. Karadeniz'e ait yöresel lezzetleri de bulmak mümkün. Rize'ye yolunuz düşerse "mutlaka görün" diyebileceğim iki mekan...
Ertesi günkü durağımız olan Uzungöl'e hayranlığıma, gün boyunca yağan yağmurun etkisi büyük... 2 gün gibi kısıtlı bir vaktimiz olunca çok zaman geçiremedik ama kütük evlerde en azından 1 gece kalmak güzel olabilirdi.
Yörenin en meşhurlarından; Mıhlama ve bol tereyağlı Turşu Kavurması.
Tattığım değişik lezzetlerden biri de bu gördükleriniz. Tahmin edin bakalım bilecek misiniz:) Kurutulmuş Trabzon Hurması. İstanbul'da yok mudur bunlardan, bilen var mı?
Döneceğimiz günün sabahında, Esra ablamın hazırladığı kahvaltı sofrasıyla son vereyim yazıma.
Esra ablam küçüklüğümden beri "Yoğurtlu, Sarımsaklı, Baharatlı Makarna"sıyla meşhurdur benim için. Hafızamda yer edecek olan diğer bir tarifi de bu olacak sanırım, "Yumutalı - Unlu Kabak Kızartması". İnce bir şekilde halka halka dilimlenen kabaklar önce yumurtaya, sonra una bulandı ve kızgın yağda kızartıldı.
Bizi özenerek ve severek ağırlayan (ben bilmem, biz böyle hissettik:) ) Esra ablama, Uğur abime ve evin neşesi Tarık Reşat'a teşekkürler!
Bir sonraki sofra misafir olduklarıma değil, misafir ettiklerime ait olacak inşallah, söz :)











indi bindiden kucak dolusu sevgiler ve içi dolu mısırlar....
Posted by: hacı hanife | November 19, 2008 at 22:19
canım kadacım kanka...çok mutlu oldum tüm yazdıklarına.gönlüne sağlık,her zaman evimizi şenlendirmeniz için bekleriz bize.kısa da olsa herşey bizim için de mükemmeldi,evimiz o günlerden sonra öyle kalabalık bi ortam ve neşe göremedi daha.tez vakitte aynısında isteriz.sürprizin de beni ve uğur abini cok mutlu etti;zira oğluşum minikimin resmi de sayfan biterkene cok şekerdi..indi bindiden anlamışsındır uğur abine ait o yazdıkları:)
Posted by: ımmmbıcan | November 19, 2008 at 22:40
canım karadeniz resimlerini görünce bayıldım.Banada gitmek nasip olmadı ama böyle görünce artık dayanamıyacağım herhalde.
Sevgiler.
Posted by: feray | November 26, 2008 at 22:46
Harika bir gezi olmus. Rize'yi ben de gormeyi cok istiyorum. Trabzon'a gelince, benim memleketim. Uzungol'e hayran olmustum. O kutuk evlerde kalmak nasil bir sey olurdu diye ic gecirmistim. Henuz kismet olmadi. Umarim bir gun...
Gezinizin keyifli gecmesi ne guzel. Keske ben de bir yerlere kacabilsem.
Muhlamayi ve tursu kavurmasini cok ozledim cooook :(
Posted by: Yunkabu | November 29, 2008 at 18:46
Yemek Bloğu Yazarları, internet üzerinde dağınık şekilde bulunun bütün yemek bloglarını tek bir çatı altında toplamak ve birbirleri arasında iletişimi resimler gönderip, videolar ekleyip forumlara katılarak ve kendi adınıza gruplar kurarak, iletişimi, güçlendirerek daha üretken olabilmeyi amaçlamıştır.
Bu hem bloglar arası iletişimi kuvvetlendirecek. Hemde internet üzerinde yemek arayan bir çok insan için önemli bir kaynak oluşturacaktır.
Sizde bir yemek sever ve yemek bloğu sahibi iseniz;
Hemen üye olarak yerinizi alın.
http://mutfaksirlari.ning.com
(Bir mutfaksirlari.com girişimidir.)
Posted by: Mutfak Sırları | December 16, 2008 at 15:35