« December 2007 | Main | February 2008 »

January 20, 2008

Şehriyeli - Havuçlu Tavuk Çorbası

Tavuk_corbasi

Malzemeler

  • Arzuya  göre 1/2 veya 1 adet tavuk göğsü (haşlanmış, didilmiş)
  • 7 - 8 su bardağı tavuk suyu
  • 1 adet büyük boy havuç
  • 1/2 su bardağı tel şehriye
  • 2 yemek kaşığı un
  • Zeytinyağı
  • Tuz

Yapılışı

  1. 2 yemek kaşığı unu bir tavada kavurun ve soğumaya bırakın.
  2. Havucu soyup rendeleyin, bir tencerede kavrulmasına yetecek kadar zeytinyağında kavurun.

    Tavuk_corbasi2

  3. Havuçlar yumuşayıp yağa rengini salınca tavuk suyunu ekleyin. Önceden kavruğunuz unu karıştıra karıştıra çorbaya yedirin.
  4. Çorba kaynamaya başlayınca tel şehriyeyi ilave edin. Tel şehriyelerin pişmesine yakın tavuk etini ve tuzu ekleyip kaynatın.

Karabiber ve limonla servis edin.

Tavuk Suyu: 1 adet temizlenmiş tavuğu bir tencerede kendi yağıyla, su eklemeden hafif kavurun. Tencerede bütün bir tavuğu çevirmek pek kolay değil elbette ki, bu yüzden önünü ve arkasını kavurmanız yeterli. İçine 1 adet soyulmuş bütün soğan, 1 adet havuç ve 1 adet patates koyun. Üzerine su ekleyin ve kaynatın. Dilerseniz tuz ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

Afiyet olsun.

 

January 01, 2008

Çikolatalı Tırtıl Kurabiye ve Bir Dost...

Dsc01129

"Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın...
"Nereden çıktın bu vakitte" dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;
"Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı...
Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.
Kucaklamalı seni güvenli kolları,
...dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...
Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.
Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.
Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi...
Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş...
Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.
Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş..."

Ve devamında da "Böyle bir dostum var benim" diyordu Can Yücel bir yazısında...

Benim de var böyle bir dostum. İlk başta iş arkadaşlığı olsa da bizimki, dostluğa dönüştü sonraları. 3 yılın ardından ayrılık göründü uzaktan. Büroda çalan telefonların, gelen kargoların peşinde koşan Seda, çarşı-pazar gezmeye, süslenip misafirliğe gitmeye, misafirlerine pasta-börek yapmaya başladı... Seda'nın gönderdiği Çikolatalı Tırtıl Kurabiyeler'in tarifi Melda'ya ait.

Tarife geçmeden önce, herkesin Seda gibi bir dostu olmalı diyorum...

Malzemeler

  • 1 paket margarin (oda sıcaklığında)
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 adet yumurta
  • 6 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • Bitter çikolata
  • Süslemek için dövülmüş antep fıstığı ve hindistan cevizi

Yapılışı

  1. Bitter çikolata ve süslemekte kullanılacak malzemeler hariç diğer malzemelerle çok sert olmayan bir hamur elde edin.
  2. Yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye, tırtıl kalıbıyla hamuru sıkarak şekillendirin. Seda hindistan cevizlileri yuvarlak, antep fıstıklıları düz yapmış. Melda'nın tarifinde kaç derecede pişirildiği belirtilmemiş, sanırım 180 derece uygundur.
  3. Çikolatayı benmari usulü eritin. Seda akışkanlaştırmak için içine biraz zeytinyağı eklemiş. Pişen kurabiyeleri önce eritilmiş çikolataya, sonra da hindistan cevizine veya antep fıstığına bulayarak servis yapın.

Baharatlar_2

Vitaminler_2

Bayat_ekmekler

Balik_takvimi

Meyve_sebze

Firin_isilari_4

Kalorimetre_1

Pratik_bilgiler

Mutfak_olculeri_2

Mutfak_sozlugu_5